Ahbap Derneği’ne yönelik devam eden soruşturma hız kesmeden sürerken, yeni ifadeler ve detaylar kamuoyunun gündemine oturdu. Soruşturma kapsamında derneğin eski yönetim üyeleri ve saymanlığını yürüten Hüseyin Küçük ile Fatih Eke’nin ifadesine ulaşıldı. Bu ifadeler, hem derneğin mali işlemlerine dair önemli açıklamalar içeriyor hem de son dönemlerde yaşanan anlaşmazlıkları gözler önüne seriyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bu karmaşık soruşturmada, Hüseyin Küçük’ün ifadeleri özellikle dikkat çekti. Kendisi, derneğin 2022’den 2024 Mayıs ayına kadar saymanlık görevini yürüttüğünü ve o dönemde toplanan bağışların amacına uygun şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için yoğun çaba gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, deprem sonrası süreçte yüzlerce alım ve sözleşme yapıldığını ve bu işlemlerin piyasa rayicinin altında gerçekleştirildiğine inanıyor. Bu detaylar, yardım organizasyonunun mali açıklarını ve denetim süreçlerini daha net anlamamıza katkıda bulunuyor.
Diğer yandan Küçük, derneğin topladığı yaklaşık 4 milyar liralık yardımın bölgedeki ihtiyaçlara uygun şekilde kullanıldığını ve denetimler sonucu herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığını iddia etti. Bu ifadeler, kamuoyunda derneğin faaliyetlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusunda tartışmalar yaratırken, aynı zamanda soruşturmanın ilerleyen aşamalarını da yakından ilgilendiriyor. Ayrıca, derneğin denetimlerde herhangi bir yönlendirmeye maruz kalmadığını ve yönetim kurulu üyelerinin alanında saygın ve deneyimli kişilerden oluştuğunu vurgulayan Küçük, sürecin karmaşık ve çok yönlü olduğunu belirtiyor.
Öte yandan, Fatih Eke’nin ifadeleri ise daha farklı bir perspektif sunuyor. Kripto borsa işleri ve Haluk Levent’e ait coin satışına dair anlatımlarında, Eke, satış sonrası yaşananlar ve çeklerle ilgili detayları paylaştı. Eğer ki yaptığı açıklamalar doğruysa, bu durum derneğin mali şeffaflığı ve finansal işlemlerinde ciddi sorunlara işaret ediyor. Eke, toplamda 7 milyon dolar karşılığında gerçekleştirdiği bu satıştan almak istediği ödemeleri ve yaptığı projeleri anlatırken, aynı zamanda Haluk Levent ile yaşadıkları anlaşmazlıklara değindi. Bu beyanatlar, soruşturmanın finansal detaylarındaki belirsizlikleri ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda taraflar arasındaki gerilimi ve iletişim kopukluklarını da gözler önüne seriyor.